SEBEPSİZ HAYAT KÜLFETİ

 Amansız bir hastalığa, henüz doğayayla yeni tanıştırdığı adımlarını atarken yakalanan beynamaz lütfünün yürekleri burkan hikayesidir bu.

Lütfü şimdilerde cuma namazı için alarm kuran, farzı kıldıktan sonra hipodromun çiçeği süreyadan daha hızlı koşarak camiiden uzaklaşan, 2. rekatta secdeye giderken yaptığı kuponu yatıracak parası olmadığı için babaannesinin sol memesinin altından para çalan beynamaz.

Mahallede en az 27 kişi dolandırmış geri kalanını da sıraya dizmişti, mahalle sakinlerinin de evlat olarak seydiği lütfü, bu güvenleri boşa çıkaracak birden çok hamle yapsa da sevmişlerdi bir kere.

Lütfü bugün evden çıkışta ayakkabısını bağlarken, babasının rica ve minnetle iş ayarladığı fırının sahibi Kazım amcasının arabasını göz ucuyla gördü. Kazım ustayı görmemiş gibi yapan, görmemiş Lütfü, ustasından önce fırına varmak istese de aklından imkansız aşkı Ecenaz çıkmıyordu. Ecenaz ise Lütfünün büyük iş kuracağım vaatlerine inanıp kredi çekip hipotromda yerini almıştı çoktan. (haberi yoktu).

İşe başlamadan Eceden bir makas alayım düşüncesiyle yola çıkan Lütfü, hayatının şokunu Ecenin odasının altına gelince yaşadı. Evet evet bugün onların nişan günüydü ve nişanda makası kim kesecekti? Aklı o kadar kısa yoldan para kazanmanın peşindeydi ki, fırına kestirme gideceği yolları bile çoktan unutmuştu, kısayol Lütfü. 

Lütfiş yağmurlu bir günde sahildeki büyük kayalara çıkmış kara kara düşünüyordu üzerine yağmur çapraz yağarken. (C. Nolan filmlerinde yağan rüzgarlı yağmur anımsatsın size) Birden kendisine berberden yeni çıkmış Kara sakallı dede göründü. Evet evet yanlış okumadın kara sakallı dede. Kendisiyle öncelerden yaptığımız söyleşide bana şu cümleleri kullanmıştı; Evladım belediyenin kadrolu dedesiyim diye günümüz kuşağına ayak uydurmamalı mıyım? Mesai sonuna kadar mecburi dedelik, mesaiden hemen sonra da üç çizgili nike eşofmanımı giyip sahile toktik çekmeye gidiyorum. Çok kazanamıyorum ama kazan kaynıyor. Sakalları da ondan boyatıyorum dış görünüş önemli demişti.

Lütfü dedeyi görünce hafif irkildi ama sevindi de aynı zamanda. Tanrının ona altılı için canlı tiyo kaynağı gönderdiğini düşünen, yapay zeka Lütfü hemen cebinden kupon kağıtlarını ve kalemini çıkarmıştı. Dede, bu böyle bir hizmet değil diyerek ilk 5 dakikasını ikna etmeye harcadı. Belediyenin umutsuz ve ümitsiz gençleri için de kolları sıvayan İmamoğlu bir kez daha alkışları alacaktı. Dede, Lütfüyü karşısına alarak ona şu ve benzeri nasihatler verdi; Evladım, yaşın geldi geçiyor, arkadaşlarının hepsi nişanlandı veya yuva kurdu, sende artık bir iş bulup Ecenazı fazla bekletmesen, böylesi en hayırlısı senin için, geçmişi ve geçmişte yaşadığın güzel günleri unut, gelecekte yaşayacağın geçim sıkıntılarını ve monoton hayatına odaklan, hayatını karartmanın hazzını yaşa, belediyede sana özel kadro açtık, sadece ilkokul mezunu, kısa saçlı, dövmesiz, budist ve 67 kilo olma şartı getirdik. Bu özellikleri karşılayan bu ilçede sadece sen varsın. Şimdi git, nişanını yap ve yarın evraklarınla birlikte belediye'ye  gel. 

Lütfü konuşmadan etkilenip, düzenli hayata geçişin meşalesini yakmıştır. Son kez babaannesinin sol memesini avuçladı ve takım elbise, çiçek, çikolata parasını çıkardı. Tüm ailesiyle akşama hazır halde bekleyen Lütfü, beklenmedik bir ece mesajıyla karşılaştı. Ece son sözlerini söylerken samimi olmasa da bitmişti bir kere. Ece, mesajın içeriğinde kısaca; Lütfünün hayata bakış açısını, yaşadıklarını, geçmişini ve geleceği hakkındaki düşüncelerini doğru bulmadığından bahsedip nişan günü makası Lütfüye tıkamıştı. Heyecanlı bakışlarla telaşe içinde olan ailesine durumu zor da olsa aktarabildi. Afallamış bir ruh haliyle yutuba girdi ve 'bende buralardan giderim eğer sen yoksan' şarkısını açarak sessizce veda etti büyüdüğü şehire. 

Bütünüyle bakıldığında sevdiğin hayattan vazgeçip, yapmayı sevdiğin şeyleri bırakıp, olmak istemediğin şehire yerleşmek gibi olguları göze aldığında bir başkası için, göze aldıklarını umursamadan ve vakit kaybetmeden ilk vazgeçtiği cisim sen oluyorsun. Cisim dedim evet çünkü bu bir insanın diğer insanı cisim yerine koymasıdır. Sadece cisimlerin duyguları yoktur. (sen yüklemediğin taktirde). 

Kalın sağlıcakla, ince de olur.

                                                                                                                       
                                                                                                                               YVR





Yorumlar

Popüler Yayınlar