SİPARİŞ
Geçmişten günümüze uzanan zaman zarfı dikkate alındığında insanoğlunun taleplerinin her yıl çeşitlilik gösterdiğini gözlemlemek kaçınılmazdır. Aşırı tüketimin arttığı günümüz yıllarının bir diğer ikon kelimesi ise Sipariş olmuştur.
Hassan bir gün yolda amaçsız beklentisiz yürürken yolun karşısında bir kalabalık görür ve orada neler olduğunu merak eder. Ardından soluna sağına ve tekrar soluna bakmadan karşıya geçer. Kalabalığın içinden uluslararası dil örgütüne dahil 3, henüz hangi dil olduğu bilinmeyen ise 2 dil duyuluyormuş. Hassan da boş vakit fazlası olduğundan kulak vermeye başlamış. Kalabalığın merkezinde aşırı doz botox vitamine maruz kalmış bir hanımefendi adeta Niloya ağlaması taklidiyle ilgileri üzerine çekmiş. Meğer bizim ablamız bir sosyal medya fenomeninin yurt dışı seyahatinde videosunda yer verdiği masai mara düzlüklerinde yalınayak gezen çöl ayısının malum durumuna çok üzülüp sahiplenmek ister ve kimlikte kocası olarak kayıtlı beyefendiye baskılara başlar. Baskılara yenik düşmesi 5 dakikayı geçmeyen beyefendi kredi kartını bırakır ve ortadan hemen kaybolur. Botox'un Türkiye distribütörü hanımefendi ise kredi kartını havada kapar ve menşei Çin olan bir şirketten çöl ayısını sipariş eder. Bir ayı aşkın süredir devam eden bekleyişe bir önceki teslimatından bahşiş alamayan kurye son verir. Kurye bu sabaha bir Ayı teslim edeceğim veya edebilirim diye uyanmamıştı. Teslimatı eve yapamayacağını söyleyen kuryeye botoxlu hanımefendi; 'Milyondolarlar harcadım evimin içine kadar getireceksin' diyerek botoxatakta bulunur. Bunu duyan karadenizli kurye dayanamaz ve söyler; Milyondolarlar harcamana gerek yoktu sana bu siparişi vermene onay veren Ayı'da senle aynı yatakta yatıyor. Hanfendi karşılaştığı muamele karşısında çok sinirlenir ve estetik müdahale ile yaptırdığı köprücük kemiği patlar. Artık onun bir köprüsü yoktur. Ağlayarak merdivenleri inmeye ve siparişi teslim almaya gider. O kadar mutsuzdur ki asansörün varlığını unutur. (halbuki düğmeye bassa onu da sipariş edebilir yukarı). Evin önüne vardığında kafesin içindeki Ayıyı izleyen kalabalığı görür. Ayı'nın kendisinden daha fazla ilgi gördüğünü gören hanımefendi çığlıklar atmaya başlar ve yardım ister. Kalabalığın önde gelen meraklı, emek vermiş ama emekli maaşıyla ay sonuna gelemeyen emeklisi sorar aniden; kızım neden çığlık attın yoksa bu zavallı hayvan seni korkuttu mu? der. Botoxlu kadın ; Hayır beni bu ayı değil Ersin Korkuttu der. Yapılan şakaya dayanamayan meraklı meraksız kalabalık dağılır ve sadece bizim Hassan kalır. Hassan hanımefendiye kendisinin kalıp ustası olduğunu, Boğaz köprüsü gibi köprülerin yapımında görev aldığını anlatırken kadın aniden önce adamın sözünü sonra ağlamasını keser. Bunları bana neden anlatıyorsun? Hassan; üst düzey gözlem yeteneğimle köprücük kemiğinizin yıkıldığını gördüm ve restorasyon için ücretsiz çalışacağımı söylemek istedim der. Bedava botox'a dayanamayan hanımefendi teklifi düşünmeden kabul eder. Hassan'ın ortadoğunun geri kalmış ülkelerinin birinden ülkeye kaçak yollarla kimliksiz girdiğini bilmeden. Hikayenin sonunda Hassan kadınla birlikte eve girer tacizine karşılık veren kadını öldürür, evdeki tüm değerli eşyaları (altın,cüzdan,para,elektronik eşya vb.) çalar ve bir daha bulunamamak üzere sokaklarda gezmeye devam eder.
Ülkemize her gün yüzlerce kaçak, potansiyel katil girmekte. Bugün güldüğümüz belki de sosyal medyada gördüğümüz üzüldüğümüz haberin hemen hepsi yarın bizim de başımıza gelebilir. Bizim sadece tek vatanımız var. Kıymetini bilelim, özümüze dönelim.
YVR


Yorumlar
Yorum Gönder