KULAKTAN DOLMA
Gerçeklik, günümüzde eşine veya çocuklarına pek rastlanamayan bir özellik olarak hayatımızın bir köşesinde yaşamını soğan ve ekmekle sürdürüyor. Nedir gerçeklik ve biz neden gecenin bir yarısı ayaklarını ters gördüğümüz insan gibi kaçıyoruz bu olgudan? Sosyal medyanın son yıllarda yarattığı sanal gerçeklik devrimi ile birlikte bireyler kendilerini bir insan olarak değil de bir pazarlama aracı olarak kullanmaya başlamış. Ardı arkası gelmeyen filtreler(zekat olan değil), shoplar(dükkan olarak değil), kendini bir dünya yıldızı gibi gösterme çabaları, en pahalı kıyafetleri giyerek maddi durumunu ve alıcının da maddi durumunu belirlerme yarışı. Çok kötü.
Sebastian günlerden bir gün çırak olarak çalıştığı tek kapak motor tamircisi Salim abinin ona arabayı test sürüşüne çıkar Sebastian demesiyle, kol saati ve yeni nesil müzik arka fonda çalarken direksiyonu tutup hikaye atanların tabiriyle 'cadde' ye gezmek amacıyla gitmektedir. Sebastianın öğle arası yemeğinde boş bulunup yaptığı hesaplamayla bulduğu sonuca göre, 58 yıl boyunca kira ödemeden, yemek yemeden, gezmeden, memleketi Kosova'daki çiftçi ailesini ziyaret etmeye gitmeden yaşabilirse böyle bir arabaya sahip olabilirdi. Bu sebeple 35 km/Hz ile sürüyordu arabayı. Caddede önemli bir marka çantası elinde, pahalı gözlükler gözünde, özgüveni yerinde yürüyüşü yapan piliçler(kızlar) ise bizim Sebastianı av peşinde zengin yalı çapkını zannedermiş. Sebastian, dünyanın her yerinde aynı anlama gelen trafik lambasının kırmızıya döndüğünü görünce durur. Kişisel ayak ve tırnak bakımından henüz çıkan Buruksu piliç, kırmızı spor arabanın ve içinde çalan müziğin büyüsüne çoktan kapılmıştır bile. Hemen Sebastianı etkilemek için acelesi olan ve taksi arayan gözler senaryosuna geçer. Piliçin telaşlı hareketlerini gören Sebastian Kosova aksağanıyla, Hanımefendi hanımefendi isterseniz sizi gideceğiniz yere kadar bırakabilirim, ışık yanmadan karar verin son 10 saniye der. Buruksu hemen kapıyı açar ve parfüm kokusu kendisinden önce oturur arabaya (afrodizyak etkili). Aralarında başlayan klişe tanışma soruları sonrasında piliçin ondan etkilendiğini anlayan ve kendisinin de ondan etkilenmesiyle gerçek aşkı bulduğunu zanneden Sebo hemen yazar şirket senaryosunu. Sebonun cebinde sadece sokak pilavcında yemek yiyecek kadar para vardır ve İstanbul'un kalabalığından, trafiğinden, kasıntı insanlarından, sosyete mekanlarından şikayet içeren senaryoya başlar. Hindistan Sokak lezzetlerine olan ilgisinden bahsederken Buruksu, Sebo araya girerek pilavcıdan bahseder ve kızı sanayiye götürür. Karşılıklı gülüşmelerle pilavlarını yedikleri anda ustası Salim, Sebo burada ne yapıyorsun yetiştirmemiz gereken işler var hem sen 2 saat önce yemedin mi? Karın mı büyütüyosun? der. Sebo erkek gururuyla ayağa kalkar ve ustasına hayır o benim karım değil arkadaşım daha yeni tanıştık ve bişeyler yemek için buraya geldik der. Arkasını döndüğünde Buruksu çoktan köşedeki duraktan bir taksiye binmiş ve Nişantaşına doğru yola çıkmıştır bile. Hayatın Seboya uyguladığı bu tarife pek hoşuna gitmemiş olacakki o gün işe devam etmek istemez ve sana iyi gelecek sanayi bölgesini terkeder. Rahmetli babaannesinin son cümlelerinden biri olan şu sözü hatırlar 'parasız erkeği yalnızca anası sever'. Para kazanmanın kısa vadede çözümlerini ararken, akıl hocası ona borsanın kısa vadeli kazançlarından bahseder ve tüm birikimini öfkeli, ümitli bir şekilde bir hisseye yatırır. 2 hafta sonra birikiminin yarısının hisseyle birlikte eridiğini gören Sebo akıllanır ve Salim abinin yanına büyük özürlerle döner. Çalışmaya devam eder, işi öğrenir ve artık o da bir motor kapak ustasıdır. Kendi dükkanını açar. Günlerden bir gün olur ya hikayedir, Buruksu'nun motoru bozulur ve sanayiye gider. Herkes, bu arabadan anlasa anlasa Sebo usta anlar sen ona bi göster der. Sebonun dükkanına gidince gerçek aşk orada başlar. Arabayı çırağın titiz ellerine bırakan Sebo piliçe, Kulaktan dolma bilgilerle hayatımı etkiledim, şimdi seni etkilemek için gerçek dolma yemeğe gidebiliriz şakası yapar.
İnsanın yaşantısından öğrendiği gerçeklerden biri de 'her kulaktan dolma, her gözden bebek olmaz' olmuştur. :)
YVR


Olduğu gibi değil de olmak istediği gibi görünen Sebo ve niceleri
YanıtlaSilBen neden seboyu her telafuz ettiğinde aklım hamburgerin nusreti sebo ya gitti onu anlamadım. Neyse olsun selametli anılmak istedi, selam sana 1.75 hamburger, selam sana çubukçu aleyküm selam hayallerim nokta
YanıtlaSil